Yatırım ortamının iyileştirilmesi amacına hizmet eden hukuksal süreçler için oluşturulan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 15 Mart 2018 Tarihli ve 30361 Sayılı Resmî Gazete Resmî Gazete yayımlanmıştır.

Söz konusu kanun ile elektronik tebligat zorunluluğu, iç tahkim, ticari davalar 100 bin Türk lirasını geçmiyorsa basit yargılama usulü uygulanması gibi hususlarda önemli değişikliklere gidilmiş olmasına rağmen en çok göze çarpan ve ticari ve ekonomik anlamda değişikliğe sebebiyet verecek olan yenilik, iflas etmek üzere olan şirketler için iflas erteleme seçeneğinin ortadan kaldırılarak konkordatonun tek seçenek olarak bırakılmasıdır.

Konkordato, mali durumu bozulmuş ve iflasın eşiğine gelmiş olan borçlunun, borçlarını belli bir oran ve vadede ödemesine ilişkin alacaklıları ile yaptığı ve mahkemece onaylanan bir anlaşmadır. Türk hukukunda üç çeşit konkordato bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Adi Konkordato
  2. Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato
  3. İflastan Sonra Konkordato

Mevcut mevzuat değişiklikleri doğrultusunda bundan sonraki süreçte daha önce suiistimal edilebilir özellikleri nedeniyle daha çok tercih edilen iflas erteleme yerine Adi Konkordato iflas eşiğindeki şirketlerin için en çok tercih edilen yöntem haline gelmiştir. Adi Konkordato tarafların kendi aralarında akdettikleri mahkeme onaylı bir borç yapılandırma sözleşmesidir. Alacaklılar, alacaklarını onaylanan konkordato çerçevesinde temin ederler.

Konkordato talebi önceki dönemde icra mahkemelerine yapılmaktaydı. 7101 sayılı kanun ile bu konuda değişiklik yapılarak iflasa tabi şirketin merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi görevli kılınmıştır. İflasa tabi olmayan borçlular için ise borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir.

Ön Projenin Mahkemeye Sunulması: Adi Konkordato başvurusunda ilk önce, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesinin mahkemeye sunulması gerekmektedir.

Söz konusu proje Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu veya SPK tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu eşliğinde hazırlanması gerekmekte olup, bağımsız denetim kuruluşunun ön projede yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ön projenin en önemli kısmını teşkil etmektedir.

Ön Projeye Eklenecek Belgeler: Proje beraberinde aşağıdaki belgelerin de temin edilmesi gerekmektedir.

  1. Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler
  2. Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste
  3. Proje Teklifi ile Borçlunun Malvarlığının Karşılaştırıldığı Tablo

Konkordato teklifi ile birlikle sunulacak olan malî tabloların hazırlanış tarihi, mahkemeye başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün önce olabilir. Yukarıda beş madde halinde açıklanan ve kanunen konkordato talebiyle birlikte sunulması gereken belgeler süresinde eksiksiz olarak sunulmuş ise Asliye Ticaret Mahkemesi borçluya  geçici mühlet verir. Geçici mühlet ile birlikte mahkeme borçlunun malvarlığının muhafazası için tedbir kararı verebilir ve/veya konkordatonun başarılı olma ihtimalini incelemek ve denetlemek üzere geçici komiser veya komiserler atayabilir.

Geçici Mühlet Verilmesi: Geçici mühlet süresi üç aydır. Mahkeme, üç aylık süre dolmadan borçlunun (geçici komiserin görüşü alınmak kaydıyla) veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay uzatabilir. Geçici mühletin süresi beş ayı geçemez. Bununla birlikte alacaklılar, ilan tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile mahkemeye başvurarak konkordato talebinin reddini isteyebilirler.

Kesin Mühlet Verilmesi: Mahkeme ön projeyi değerlendirmesi akabinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğuna kanaat getirirse borçluya 1 (bir)  yıllık  kesin mühlet  verir. Bu süre uygun koşulların varlığı halinde 6 (altı) aya kadar ek süre verilmek suretiyle uzatılabilir.  Eğer mahkeme konkordato talebinin reddine karar verirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf mahkemesinin kararı kesindir.

Alacaklılar Kurulunun Teşkili ve Projenin Kabulü: Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya daha sonra uygun görülecek bir zamanda 7 (yedi) kişiyi geçmeyecek Alacaklılar Kurulu oluşturulabilir. Alacaklılar Kurulunun aldığı bu kararları projeye mahkeme tarafından atanmış olan komiser katılanların imzası alınmak sureti ile tutanağa bağlar. Alacaklılar Kurulu komiserin faaliyetlerini denetleyebilir ve komiserin faaliyetlerini yetersiz buldukları hallerde, mahkemeye rapor sunarak komiserin değiştirilmesini talep edebilirler.

Kesin mühlet verildikten sonra alacaklılar toplantısında kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısı veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise konkordato projesi kabul edilmiş sayılır.

Takiplerin Durması: Geçici mühlet ve kesin mühlet süreçleri içerisinde borçlu aleyhine SGK primi, vergi, harç gibi hem kamu hem de özel kişi alacakları için hiçbir takip yapılamaz. Daha önce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz. Takip sebebiyle kesilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez. Ancak istisna olarak son bir yıla ait işçi alacakları ve nafaka alacakları için haciz yapılması mümkündür.

Alacaklılar Kurulu Tarafından Kabul Edilen Projenin Mahkemece Tasdiki: Kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:

  1. Adi Konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
  2. Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
  3. Konkordato projesinin yukarıda belirtmiş olduğumuz alacak ve alacaklıların çoğunluğu ile kabul edilmiş olması.
  4. İİK m. 206 da yer alan birinci sıra imtiyazlı alacaklar yani; işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacakları, işverenlerin işçiler için yardım sandıkları veya derneklere olan borçları ve son bir yıl içinde aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları; alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması.
  5. Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.

Konkordato projesinin mahkeme tarafından yetersiz bulunması halinde mahkeme gerekli düzeltmelerin yapılmasını isteyebilir. Konkordato tasdiki kararında tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için kayyım atanabilir. Kayyım borçlunun projeye uyup uymadığını ve işletmesinin durumunu 2 (iki) ayda bir tasdik kararı veren mahkemeye rapor olarak sunar. Alacaklıların kayyım raporlarını inceleme hakları mevcuttur.

Konkordato mahkeme tarafından tasdik edilmez veya kesin mühlet içerisinde mahkeme konkordatoyu ret ederse, doğrudan doğruya iflâs hallerinden birinin mevcudiyeti hâlinde ve borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması durumunda mahkeme, borçlunun iflâsına karar verir.